17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/13402 E. , 2018/1113 K.

17. Hukuk Dairesi         2015/13402 E.  ,  2018/1113 K.

  •  


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: 
-K A R A R-
Davacı vekili, 15.02.2006 tarihinde davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkili ... ile yanında bulunan anne ve kardeşine yaya olarak kaldırımda yürüdükleri sırada çarptığını, her üçünün de yaralandıklarını belirterek 1.000,00 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 06.03.2014 tarihli açıklama dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerinin olay nedeniyle işten ayrılması nedeniyle 250,00 TL gelir kaybı, işinden ayrılması nedeniyle yeni işinde kaybettiği kıdem nedeniyle zedelenen menfatine karşılık 250,00 TL geçici iş görmezlik kaybı 500,00 TL olarak açıklamıştır.Davalı ... vekili, müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek; davalı ... İdaresinin tüzel kişiliği kalmadığından hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının maddi tazminat talebi için 88,74 TL, manevi tazminat talebi için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.088,74 TL'nin davalılar ... ve Maliye Hazinesinden olay tarihi 15/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin bölümlerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.20015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. 
Temyize konu karar, davalı İdare aleyhine hükmedilen 88,74 TL maddi tazminat tutarı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı İdare vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56 (eski BK 47) maddesindeki maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı İdare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İdare vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin (isteminin) miktar yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İdare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı Maliye Hazine'sinden harç alınmamasına 19.2.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.