13. Hukuk Dairesi 2019/2458 E. , 2019/8013 K.

Tarih 05 Ağustos 2019, 15:54
Konum istanbul
Kategori Anayasa Mahkemesi Kararları

AÇIKLAMA

13. Hukuk Dairesi         2019/2458 E.  ,  2019/8013 K.

  •  


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlak komisyoncu olduğunu, 16.02.2015 tarihinde davalı ile aralarında yer gösterme ve hizmet bedeli başlıklı sözleşme imzaladıklarını, davalının sözleşmeye konu daireyi satın alıp tapuda kendi adına tescil ettirdiğini ancak sözleşme gereğince ödenmesi gereken hizmet bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, satın aldığı taşınmazın davacı tarafından gösterilen taşınmaz değil, taşınmaz maliki ile 02.02.2015 tarihinde imzalanan ön protokole taşınmaz olduğunu, taşınmazın alımına davacının herhangi bir katkısının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 
Davacı, tellallık sözleşmesi gereği kararlaştırılan komisyon ücretinin tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, 02.02.2015 tarihinde dava dışı taşınmaz maliki ile davalı arasında davaya konu taşınmazın satışına ilişkin imzalanan ön protokole göre taşınmazın finansal hazırlıkları, kredi başvuruları, kredinin sonuçlanması gibi konular için 23.04.2015 tarihine kadar alıcıya süre tanındığı, belirtilen tarihe kadar evin başka alıcılara gösterilmeyeceği konusunda anlaşmaya varıldığı, taraflar arasında gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesinin ise 16.02.2015 tarihinde imzalandığı, dairenin satışında davacının tavassutunun bulunmaması nedeniyle tellallık sözleşmesinden kaynaklanan bir ücret talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 
Dosyaya sunulan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 16.02.2015 tarihli “... Gayrımenkul Hizmet Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi” başlıklı belgede, “Yukarıda adresi bulunan gayrımenkulü/gayrımenkulleri 16.02.2015 tarihinde satın almak amacı ile gördüm. Söz konusu yeri şahsım, ortağı veya çalışanı bulunduğum şirket veya şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımlarım satın aldığı takdirde satış bedelinin %3+ KDV sini veya kiralanması halinde yıllık kira bedelinin %12+KDV sini RE/MAX Kobi’ye hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.” yazılı olduğu, dosya içerisinde yer alan tapu senedinden davacının taşınmazı satın aldığı görülmektedir. Taraflar arasında yukarıda anıldığı şekilde düzenlenen sözleşme geçerli olup davalıyı bağlar. Diğer yönden, davalı tarafından dosyaya sunulan ve mahkemece karar gerekçesine esas alınan davalı ile dava dışı taşınmaz maliki arasında imzalanan 02.02.2015 tarihli ön protokol adi nitelikte olup her zaman düzenlenme ihtimali bulunduğundan elde ki dava yönünden bu belgeye itibar edilemez. O halde mahkemece, işin esasına girilerek taraflar arasındaki 16.02.2015 tarihli sözleşme hükümleri değerlendirilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 


 

  •  


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlak komisyoncu olduğunu, 16.02.2015 tarihinde davalı ile aralarında yer gösterme ve hizmet bedeli başlıklı sözleşme imzaladıklarını, davalının sözleşmeye konu daireyi satın alıp tapuda kendi adına tescil ettirdiğini ancak sözleşme gereğince ödenmesi gereken hizmet bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, satın aldığı taşınmazın davacı tarafından gösterilen taşınmaz değil, taşınmaz maliki ile 02.02.2015 tarihinde imzalanan ön protokole taşınmaz olduğunu, taşınmazın alımına davacının herhangi bir katkısının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 
Davacı, tellallık sözleşmesi gereği kararlaştırılan komisyon ücretinin tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, 02.02.2015 tarihinde dava dışı taşınmaz maliki ile davalı arasında davaya konu taşınmazın satışına ilişkin imzalanan ön protokole göre taşınmazın finansal hazırlıkları, kredi başvuruları, kredinin sonuçlanması gibi konular için 23.04.2015 tarihine kadar alıcıya süre tanındığı, belirtilen tarihe kadar evin başka alıcılara gösterilmeyeceği konusunda anlaşmaya varıldığı, taraflar arasında gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesinin ise 16.02.2015 tarihinde imzalandığı, dairenin satışında davacının tavassutunun bulunmaması nedeniyle tellallık sözleşmesinden kaynaklanan bir ücret talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 
Dosyaya sunulan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 16.02.2015 tarihli “... Gayrımenkul Hizmet Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi” başlıklı belgede, “Yukarıda adresi bulunan gayrımenkulü/gayrımenkulleri 16.02.2015 tarihinde satın almak amacı ile gördüm. Söz konusu yeri şahsım, ortağı veya çalışanı bulunduğum şirket veya şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımlarım satın aldığı takdirde satış bedelinin %3+ KDV sini veya kiralanması halinde yıllık kira bedelinin %12+KDV sini RE/MAX Kobi’ye hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.” yazılı olduğu, dosya içerisinde yer alan tapu senedinden davacının taşınmazı satın aldığı görülmektedir. Taraflar arasında yukarıda anıldığı şekilde düzenlenen sözleşme geçerli olup davalıyı bağlar. Diğer yönden, davalı tarafından dosyaya sunulan ve mahkemece karar gerekçesine esas alınan davalı ile dava dışı taşınmaz maliki arasında imzalanan 02.02.2015 tarihli ön protokol adi nitelikte olup her zaman düzenlenme ihtimali bulunduğundan elde ki dava yönünden bu belgeye itibar edilemez. O halde mahkemece, işin esasına girilerek taraflar arasındaki 16.02.2015 tarihli sözleşme hükümleri değerlendirilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.