1. Daire 2010/712 E., 2010/923 K.

Tarih 26 Şubat 2019, 13:10
Konum
Kategori Danıştay Karar Emsal Kararlar

AÇIKLAMA

1. Daire 2010/712 E., 2010/923 K.

"İçtihat Metni"

KARAR 

Şüpheliler



1- …

… - …

… Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı 

2- …

… - …

… Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Sekreteri 

Suçları

: 5525 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanuna rağmen şikayetçiye uygulanan disiplin cezalarını sicil dosyasından çıkartmamak suretiyle görevi kötüye kullanmak 

Suç Tarihi

: 2007 yılı 

İncelenen Karar

: …

… Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 8.4.2010 tarih ve C.K.K./2010-14 sayılı men-i muhakeme kararı 

Karara İtiraz Eden

: Şikayetçi …

… İnceleme Nedeni

: Yasa gereği kendiliğinden 

… Üniversitesi Rektörlüğünün 20.4.2010 tarih ve 631 sayılı yazısı ekinde gönderilen soruşturma dosyası ile yukarıda belirtilen Kurul kararı ve bu karara yapılan itiraz, Tetkik Hakimi Neslihan Solmaz Dalkıran'ın açıklamaları dinlenildikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi; 

Gereği Görüşülüp Düşünüldü: 

Dosyanın incelenmesinden, şikayetçi …

…'ın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 7.11.2007 tarihli dilekçesinde, 5525 sayılı Kanun uyarınca kendisine uygulanan disiplin cezalarına ait kayıtların sicil dosyasından çıkarılması gerekirken muhafaza edildiği iddiasıyla şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunduğu, Başsavcılığın 29.11.2007 tarih ve Soruşturma No:2007/96144, Karar No:2007/488 sayılı görevsizlik kararı üzerine Rektörlükçe yaptırılan soruşturma sonucunda düzenlenen fezlekede, şikayetçinin bir uyarma cezasının 5525 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu cezaya ilişkin belgelerin de özlük ve sicil dosyasından çıkarılarak ayrı bir klasöre konulduğu, Kanunda af kapsamında kalan cezalara ilişkin belgelerin imha edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı belirtilerek şüpheliler hakkında men-i muhakeme kararı verilmesinin önerildiği, bu öneri doğrultuda da Yetkili Kurulca 8.4.2010 tarih ve C.K.K./2010-14 sayılı kararla şüphelilerin men-i muhakemelerine karar verildiği anlaşılmıştır. 

5525 sayılı Kanunda, 23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 tarihine kadar işlenmiş fillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçlarıyla affedildiği, disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu cezalara dair kayıtların ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalacağı ve dosyalarından çıkarılacağı hükme bağlanmıştır. 

Şikayetçiye 2000 yılında verilen uyarma cezasının 5525 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu cezaya ilişkin kayıtların Kanun uyarınca sicil dosyasından çıkarıldığı, söz konusu kayıtlar muhafaza edilmekle birlikte hiçbir şekilde şikayetçinin aleyhine kullanılmadığı, zararına veya mağduriyetine sebep olunmadığı, sadece kayıtların muhafaza edilmiş olmasından hareketle isnad edilen eylemin suç oluşturduğundan söz edileyemeyeceği, bu nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre mevcut delillerin, atılı suçtan dolayı şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, …

… Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 8.4.2010 tarih ve C.K.K./2010-14 sayılı men-i muhakeme kararının onanmasına, dosyanın …

… Üniversitesi Rektörlüğüne, kararın bir örneğinin şikayetçiye gönderilmesine 3.6.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. 

KARŞI OY 

5525 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun birinci maddesinin üçüncü fıkrasında, disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu cezalara dair kayıtların, ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalacağı ve dosyalarından çıkarılacağı hükme bağlanmış olup sicil dosyasından çıkarılan kayıtların arşivlenebileceği yönünde bu Kanunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Şikayetçinin 5525 sayılı Kanun kapsamına giren uyarma cezasına ilişkin kayıtlar sicil dosyasından çıkarıldığı halde başka bir dosyada arşivlenerek Kanuna aykırı hareket edildiği, söz konusu kayıtların şikayetçi aleyhine henüz kullanılmamış olmasının daha sonra da kullanılmayacağı anlamına gelmediği, Kanunun amir hükmüne aykırı davranıldığı açık olduğuna göre Üniversitenin söz konusu kayıtları iyiniyetli sakladığının düşünülemeyeceği, bu nedenlerle olaydaki mevcut delillerin, atılı suçtan dolayı şüpheliler hakkında kamu davası açılması gerektiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu anlaşıldığından, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 8.4.2010 tarih ve C.K.K./2010-14 sayılı men-i muhakeme kararının bozulmasına ve şüphelilerin lüzum-u muhakemelerine, eylemlerine uyan Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi gereğince yargılanmalarına karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.